« Önceki | Sonraki »

29/4/2008

SÜRMANŞET ve GAGARİN SOKAĞI



''SÜRMANŞET''

İstanbul Halk Tiyatrosu'nun geçen sezon Can Tarlası'ndan sonra yeni sezonda hazırladığı ikinci oyunu.

SÜRMANŞET 1 - 7 - 8 KASIM tarihlerinde BKM (beşiktaş kültür merkezi) 'nde

biletler BİLETİX ve BKM gişelerinde

Oyundur hepsi, "hepsi bir oyun".
Oysa aşk "saklandığı yerden çıkacaktır".

İstanbul Halk Tiyatrosu 2008-2009 sezonunu Sinan Tuzcu'nun yazdığı Sürmanşet adlı politik-drama ile BKM (Beşiktaş Kültür Merkezi) sahnesinde açıyor.

Sinan Tuzcu'nun yazdığı ve Arif Akkaya' nın yönettiği Sürmanşet oyununda Erkan Can, Dolunay Soysert, Tardu Flordun, Ceyda Düvenci ve Beste Bereket oynuyor. Oyunun dekor ve işık tasarımını ise Cem Yılmazer gerçekleştiriyor. Provaları Eylül ayında başlayan oyun, Kasım ayının ilk haftasında Premier yapacak.



Oyun modern sanatın envanterlerinden yararlanarak seyircide ilüzyon yaratma çabasıyla sahnelenmektedir. Avrupa tiyatrosunun "in your face" deyimiyle adlandırdığı akımı kendine eş tutan oyun; seyirciye günümüz politik durumunu; seyircinin bu durum içerisinde yerini; çekincesiz yansıtmaktadır. Sinamanın görsel ve işitsel gücünden de faydalanan oyunun her noktasında aktif kalmasına yardımcı olan sahneleme biçimlerini kullanmaktadır.



"Oyun, Engin Değirmen (Tardu Flordun) adlı politikanın kalbinde yetişmiş, zengin işadamının karanlık işlerini konu alır. Devletin açmış olduğu ihaleye yabancı kaynaklı bir şirket ile giren Engin Değirmen, ihale sırasında
karşısına çıkabilecek engelleri kaldırmak için çeşitli oyunlara başvurur. Bu oyunlar sırasında yanında Aziz (Erkan Can) ve Yeşim (Dolunay Soysert) bulunmaktadır. Bu üçlü; babaları ihale güvenlik raportürlüğü yapan iki kız
kardeşin, Aslı (Ceyda Düvenci) ve Funda (Beste Bereket) nın sakin ve sıradan hayatını paramparça edecek; bu arada kendileri de oluşan fırtınadan paylarını alacaktır. Kimi ölür, kimi kaybolur, kimi kazanır. Hepsi kendi hayatları için oynamaktadır."




Yazan : Sinan Tuzcu
Yöneten : Arif Akkaya
Oyuncular : Erkan Can, Dolunay Soysert , Tardu Flordun, Ceyda Düvenci, Beste Bereket

BİLETLER 20 EKİM 2008' den İTİBAREN BEŞİKTAŞ KÜLTÜR MERKEZİ GİŞELERİ'NDE ve BILETIX'de...

http://www.biletix.com/yakinda.htm?id=103


Bir gün hepimiz Sürmanşet olabiliriz
     
Röportaj: Sinem VURAL
Bir gün hepimiz Sürmanşet olabiliriz Sinan Tuzcu'nun yazdığı "Sürmanşet", 1 Kasım'da perdesini açacak.

 "Sürmanşet"in oyuncuları Dolunay Soysert, Tardu Flordun, Ceyda Düvenci, Erkan Can ve Beste Bereket, seyircinin düşündüren oyunlara da ihtiyacı olduğu görüşünde...

DOLUNAY SOYSERT (YEŞİM)

Gerçekler herkesi tedirgin edecek

Nasıl ortaya çıktı "Sürmanşet", anlatır mısınız?

- Bir süre önce İstanbul Halk Tiyatrosu için metin arıyorduk. Eşim Sinan (Tuzcu) bir tekst verdi. Okuyunca "Adama ulaşalım, ondan oyunun haklarını alalım" dedim. Meğer Sinan yazmış. Hemen tiyatronun ortaklarına götürdük. Onlar da beğendi. Sinan, sonrasında Ceyda (Düvenci) ve Beste (Bereket) ile görüştü. Zaten kafasında bir cast yapmıştı. Garip bir şekilde aynı cast ile ekip kuruldu. Herkes oyunda yer almayı kabul etti. Ağustos’ta da çalışmalara başladık.

Peki sizin üstlendiğiniz Yeşim nasıl bir karakter?

- Yeşim, Tardu’nun (Flordun) oynadığı Engin Değirmen’in kız arkadaşı... Engin politikanın içinde büyümüş, işi kuralına göre oynayan bir işadamı... Karanlık işlerinin tek elden yürütülmesi mümkün olmadığı için kullandığı piyonlardan biri de sevgilisi Yeşim. Yeşim marazi bir tutkuyla bağlı bu adama. Ne kadar karanlık şeye bulaşırsa bulaşsın onun adamı olmaya devam ediyor.

Büyük bir prodüksiyona imza atıyorsunuz. Oyunun içinde yüksek oranda aksiyon da var...

- Elimizden geldiğince tekste yazanları gerçekleştirmeye çalıştık.

Bu oyunda "in your face" tekniği kullanılıyor. Seyirciyi huzursuz etmeye yönelik bir metni mi oynuyorsunuz?

- Biz bir gerçekliğin içindeyiz. Sözle ifade etmediğimiz, sustuğumuz alanları "gelin seslendirelim"den yanayız. Bizi "in your face"te yakalayan da bu oldu. Yalın gerçekliği sunmak her ne kadar insanları tedirgin etse de biz gerçek bir dünya yaratmaya çalıştık.

Bu projeden bir yıldır haberdarım

BESTE BEREKET (FUNDA)


Projeye "evet" dedirten ne oldu sizin için?

- Sinan Tuzcu, okuldan arkadaşım ve bu projesinden yaklaşık bir yıldır haberdarım. Birlikte tiyatro yapmak istiyorduk. O bu projeyi yapmaya karar verdiğinde, ben de işin içinde olmak istedim.

Üstlendiğiniz Funda karakterinden söz eder misiniz?

- Oyunda herkesin sokakta karşılaşabileceği iki kız kardeş var. Ben de küçük kardeşim ve aksiyonun tam ortasındayım.

Kadronun bu kadar iyi olması, tiyatrodan çok kişilerin ön plana çıkması sizi endişelendiriyor mu?

- Hayır. Nasıl biz Türk tiyatrosunu takip eden insanlar olarak bilet alıp oyunlara gidiyorsak, insanlar da bizim oyunumuza öyle gelecekler. Bu bizi pozitif yönde etkileyecek diye düşünüyorum. Televizyon ekranında görüp beğendikleri oyuncuları tiyatro sahnesinde daha yakından izleyecek olmaları çok güzel.

Doğru yolda olduğumuzu anladık

CEYDA DÜVENCİ (ASLI):

Oyunun adı neden "Sürmanşet"?

- Öyle bir ülkede yaşıyoruz ki, etrafımızda o kadar olay olup biterken yarın hangimiz sürmanşet oluruz bilemiyoruz! Devletin içinde olup biten bazı şeylerin gün ışığına çıktığı bir dönemde okuduğumuz sürmanşetler, doğru yoldayız, gerçeklerin altını bu oyunla çizeceğiz gibi bir duygu yarattı.

Aslı nasıl karakter?

- Aslı sıradan bir insan. Devlet içindeki oyunlara istem dışı dahil oluyor ve neye dahil olduğunu da uzun süre anlamıyor. Anladığında ise artık çok geç oluyor. Tek yaşam sevinci kardeşi Funda. Zaten özel hayatı yok, silik ama gergin bir tip.

Çok ciddi bir prodüksiyon hazırlıyorsunuz oyun için...

- Seyirci geldiğinde ağırlığın sadece oyuncuda olmadığını, arkada da büyük bir ekibin yer aldığını ve o ekip olmadan bu görselliğin yakalanmayacağını görecek. Ağırlığın yüzde 50’si bizdeyse, yüzde 50’si teknik ekipte.


Toplumumuz pek duyarlı değil

ERKAN CAN (AZİZ):

Siz oyuna nasıl dahil oldunuz?

- İstifa ettikten sonra birkaç oyundan teklif almıştım. Ama büyük kadrolu bir oyun olmasını tercih etmedim. Daha az egonun birbiriyle çarpıştığı, daha az kadroyla, dostane bir ekiple çalışmak istedim. Sinan’dan böyle bir teklif gelince kabul ettim.

Engin Değirmen nasıl bir adam?

- Babası bakan ve politikanın bağrında yetişmiş biri. Ailesinden gelen bağlantıları kullanarak, ince hesaplarla büyük planlar kuran bir adam. Yanına orta halli bir sivil polis olan Aziz’i (Erkan Can) ve Yeşim’i  alarak plan yapıyor. Bunları yaparken, hiçbir şeyden haberi olmayan kendi halinde iki kız kardeşi de çirkin oyuna dahil ediyor.

Oyun halkın farkındalığını arttırmaya çalışıyor diyebiliriz o zaman...

- Biz her gün böyle haberlerle karşılaşıyoruz, ama toplum olarak çok duyarlı değiliz. Bu oyunda seyircilerin her gün karşılaştığı haberlerin bir anlamda altını çiziyoruz. İçimizden birinin her an sürmanşet olma ihtimali var.

Tiyatro halkın emniyet sübabıdır

Bu projede yer almalı neden kabul ettiniz?

- Yönetmen, benim eski arkadaşım. "Bu rol için seni düşündük" dedi, ben de kabul ettim. Cesaret edemiyordum ama başladık işte.

Neden cesaret edemiyordunuz?

- Çünkü 15 yıldır tiyatro yapmıyordum.

Nedeni sahne korkusu değil herhalde...

Sahneye çıktığında bir sen varsın, bir de Allah baba var. Bu da zevkli bir durum. Bu korkunun üstüne gideceğiz. Bungee Jumping de çok korkunç ama bir kere atlayınca hoşuna gidiyor insanın. Bu da öyle bir şey.

Aziz karakteri nasıl biri?

- Kirli işlerin içinde yer alan bir polis memuru. Gerisi sürpriz olsun.

Çok iddialı bir oyunun içinde yer alıyorsunuz. Tepki çekmekten korkmuyor musunuz?

- Zaten bunlar konuşulsun diye biz bu oyunun içindeyiz. Tiyatro halkın emniyet sübabıdır.




Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!

0 yorum yazılmıştır

Add to Technorati Favorites
eXTReMe Tracker
Blogcu ile yapıldı
Web Site Hit Counters
Price Line