« Önceki | Sonraki »

21/7/2006

Seyirci Diyor Ki

Neden yabancı filmlerin kargaşa ve panik sahnelerindeki dublajlar baştan savma yapılır? "Hadi hadi kaçalım!", "Çabuk olun, daha hızlı!" gibi klasik repliklerde, mesleğe yeni başlamış çömez dublajcılar deneyim kazanıp pişmeleri için mi görevlendirilir?

 

-------------------------

 

Özellikle özel televizyonlar, dublaj işlerini kendi stüdyolarında değil de, özel şirketlerle anlaşma yaparak yaptırıyor. Bu da işin kalitesini düşürüyor. Çünkü özel bir stüdyo, bu işi profesyonelce yapan (tiyatro sanatçıları, trt kökenli insanlar, vs) insanlara para vermekten kaçındığı için, ilgisiz adamları stüdyolara dolduruyor...

Bu işe uygun olmayan insanların mikrofon başına geçmesi, dilimiz açısından büyük bir tehlikedir. Ayrıca seyirciye yapılan saygısızlıktır.

Bu tip durumlarda lutfen tepkinizi gösterin. Hatalı tonlamalar, yanlış eşlemeler (60 yaşında bir kadını 20 yaşında bir sesin konuşması), teknik problemler (cızırtılar, parazitler, dipte orjinal sesin duyulması, filmdeki efektlerin duyulmuyor olması,vs) ... bu ve benzeri problemlerle karşılaştığınızda, yayını izlediğiniz televizyon kuruluşunun halkla ilişkiler departmanı ile görüşmeye çalışın. Şikayetinizi dile getirin.

Seyircinin bunlara tepki göstermesi, bu işin daha iyi ve özenle yapılmasını sağlayacaktır...

-----------------

 

TRT gerçekten de birçok konuda oldugu gibi seslendirme konusunda da bu işin mutfağı bence. Yıllar önce "Film seslendirmesi" ile ilgili bir program izlemiştim TRT de. sunucunun "örneğin 60 dakikalık bir filmin seslendirme işlemi ne kadar sürüyor?" şeklindeki bir sorusuna "60 ile 80 dakika arası" cevabı gelince bu işi yapan insanların ne kadar profesyonel oldugunu da anlamıştım. nerdeyse bire bir çalışıyorlar... programın sonunda sunucu kıza da bu işi denettiklerinde kızcağız elindeki text'i mi okusun karşısındaki ekrandan karakterinin konuşma sırasını ve ağız hareketlerini mi takip etsin afallayıp kalmıştı...

 

------------------

 

Yabancı filmlere yapılan seslendirmeler gittikçe kötüleşiyor. Pek çok özel kanalda yer alan, CD'lerden seyrettiğimiz filmlerde Türkçe seslendirmelerde eskiyi arıyoruz. Bir oldu bittiye getirildiği çok belli. Seslendirme sanatçılarının bunu bile isteyerek yaptığına da ihtimal veremiyorum.
Birkaç film de daha evvel rastladım: Özel kanalların birinde oynarken o sesler, tonlamalar kulağımı tırmaladı ve seyredemedim; halbuki daha önce aynı filmi başka bir seslendirme ile gayet güzel seyretmiştim. Sırf bu nedenle o güzelim filmleri seyretmediğim oluyor. Alt yazı okurum daha iyi diyerek orijinalini seyrediyorum. 


----------------


 

Orijinal dilde izlemek elbette yeğdir ama Türkiye'de de çok yetenekli dublaj sanatçıları var. Yeter ki ağızlarına lâyık çevirilerle konuşabilsinler. Usta dublaj sanatçılarının önündeki önemli bir handikap bu...

Örneğin Dallas'ta Sue Ellen bilmem kaçıncı keredir SANATORYUM'a, SENATORYUM diyor. İki kez yazdım düzeltilmesi için ama olmadı!

Dallas'ta sürekli tekrar edilen hatalardan bir diğeri kendi evinde konuğuna İÇKİ ISMARLAMAK. ISMARLAMAK ile İKRAM ETMEK arasındaki fark, belli ki çevirmenlerin gözünden kaçıyor.

"BİZİM YAŞLI SCOTT" yerine "BİZİM ESKİ SCOTT"ı duyduğunuzda ise çevirmenlerin, Scott'ı bir eşya sandığına varabiliyorsunuz.

Dizi ya da film çevirisi yapanların, çevirdikleri dil kadar ana dillerine de hâkim olmaları gerekiyor.

 

----------------

 

Bilmem kimsenin dikkatini çektimi?Son bir kaç aydır televizyonda yayınlanan filmlerin,dizilerin dublajındaki bayağılık iyicene arttı.Hadi normal filmleri geçtik yok pazar sineması yok cuma korkusu çarşamba pazarı diye yayınladıkları ve sinema geceleri diye tabir ettikleri filmlerde bile bu bayağılık kendini gösteriyor

 

----------------

 

Reklamların dublajı...


Bu genellikle temizlik gereçlerinin reklamı olur. Çoğunlukla da önce lekeleri çözemeyen reklam kahramanı bayan, şimdi elindeki ürünün ona ne kadar yardımcı olduğunu anlatır. Ama kadının ağız hareketleri ve bizim duyduğumuz ses bir türlü tutmaz birbirini. Üstelik biz Türkler, dublajda gerçekten başarılıyız. Ama nedense durumu bazı temizlik gereci reklamlarında çözemedik mi, yoksa gerçekten böyle olması işin püf noktalarından biri mi çözemedim henüz?

Bazı reklamlar, yabancı olduğunu düşündürtmesine rağmen (hatta belki gerçekten öyle olmasına rağmen), ben bazı reklamlarda da kadının Türkçe birşeyler söylediğini çözdüm açıkçası. (Ürünün adı lazım değil.)
Bana göre bu durum, işin gerçekten özensizce yapıldığını gösteriyor. Hatta tam derdini anlatacakken kafamızı bu tür ayrıntılara çekerek reklamı amacından uzaklaştırıyor. Her işin altında yatan bir emek var. Burda son noktayı seslendirme ile koyacakken, yapılan 'oldu bitti'ler işin emeğine yazık dedirtiyor.

 

Meltem Yüksel

 

 

 

 

 Yorumlarınız ''Seyici diyor ki'' sayfasında yer alacaktır.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu


Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!

0 yorum yazılmıştır

Add to Technorati Favorites
eXTReMe Tracker
Blogcu ile yapıldı
Web Site Hit Counters
Price Line