Embed

sesin ruhu

 

 

 

Birçoğunun yüzlerini ilk görüşte anımsayamasak da, aslında onları seslerinden çok iyi tanıyoruz. Türkiye'deki seslendirme tarihine damgasını vuran efsane isimler İZ ekranlarına geliyor...

Filmlerin henüz sessiz çekildiği yıllarda, Warner Kardeşler'in sinemaya “Caz Şarkıcısı” (The Jazz Singer) adıyla gösterime giren filmleri, 1927 yılındaki gündeme damgasını vurdu. Çünkü bu çekilen ilk sesli filmdi ve aynı zamanda sinema tarihinde başlayan köklü bir devrimin ilk habercilerindendi. Bu devrimle birlikte, filmlerin yalnızca çekildiği ülkede değil, aynı zamanda başka ülkelerde de anlaşılabilir olması için “seslendirme” ihtiyacı gündeme geldi.

“Sesin Ruhu” belgeseli Türkiye'deki “seslendirme” serüveninin nasıl başladığına değinirken aynı zamanda sesin toplumsal hafızada ne denli yer ettiğinin de izini sürüyor...

Ses hafızası, aslında görüntü hafızasından daha mı güçlü?

Maziden gelen bir ses, birdenbire bütün duygularınızı ve fikirlerinizi ateşleyebilir, harekete geçirebilir mi?

Öncelikle, televizyonun olmadığı zamanlara; radyo günlerine geri dönüyoruz. Radyo tiyatrolarından, TRT çocuk saatine ardından Yeşilçam'a kadar tanıdığımız, hafızalarımıza kazınan birçok ses bu belgeselde gün yüzüne çıkıyor.

“Sesin Ruhu” belgeselinde mesleğin duayenlerinden; sanat yaşamına henüz çocuk yaşında babası Necdet Mahfi Ayral'ın teşvikiyle başlayan, Türkan Şoray, Filiz Akın, Hülya Koçyiğit başta olmak üzere birçok oyuncuyu sayısız filmde seslendiren Jeyan Ayral Tözüm, Türkiye'de seslendirmenin ilk zamanlarını, tazeliğini hala ilk günkü gibi koruyan anılarıyla aktarıyor.

Peki bir filmin Türkçe seslendirilmiş olarak izleyiciye ulaşmasına kadar olan süreci nasıl gelişiyor? 
Gündelik yaşantımızda karşılaştığımız seslerin izdüşümü, izlediğimiz filmlere nasıl yansıyor?
“Sesin Ruhu” seslendirme sanatını ele alırken; ses ve gerçeklik olgusu gibi ana başlıklara da değinmeyi ihmal etmiyor.

Seslendirme tarihinin efsane isimleri, şekilden şekle giren sesleriyle binlerce farklı karaktere hayat veriyor. Sean Penn, Brad Pitt, Tom Cruise, Bruce Willis gibi Hollywood’da olduğu kadar ülkemizde de geniş bir hayran kitlesine sahip olan bu aktörlere, ülkemizde sesiyle hayat veren kişi aslında Sungun Babacan’dan başkası değil. Taş Devri’nin Fred Cakmaktaş’ı Sezai Aydın’dan, Buz Devri’nin Miskin Sid’ine hayat veren Yekta Kopan’a kadar birçok seslendirme sanatçısını studyoların ses geçirmeyen kapıları ardında izlerini sürüp, bu mesleğin inceliklerini keşfe çıkıyoruz.

Birçok devlet ve şehir tiyatroları oyuncuları ve uzun yıllardır seslendirme yapan profesyonel seslendirme sanatçılarının stüdyolardan, tiyatro sahnesine uzanan günlük rutinlerine eşlik ederken, bazılarıyla Istanbul’un degişen ritmine “ses” aracılığıyla ayak uyduracağız.

 

 

Yorum Yaz
Bu içeriği paylaşın!
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !