22/5/2007
Payidar Tüfekçioğlu
Evimizdeki o ses 'en iyi erkek' ödülünü aldı
Afife Jale Ödülleri'nde 'Yeraltından Notlar'daki rolüyle 'en iyi erkek oyuncu' ödülünü alan tiyatro sanatçısı Payidar Tüfekçioğlu, yüzünden çok sesiyle tanınıyor

Payidar Tüfekçioğlu özel hayatında pek de fazla konuşmayan bir eniştemdir. Çünkü işi nedeniyle o kadar fazla konuşur ki, bize bir-iki laf edecek hali kalmaz. Konuştuğu zamansa neredeyse tüm Türkiye onu dinler. En kestirmesinden söyleyeyim, mesela 'Deli Yürek' dizisinde Kenan İmirzalıoğlu'nu seslendirmişti.
Filmlerde, dizilerde, belgesel ve reklamlarda hep onun kendine has, güven veren, vurucu, samimi, hain vs. sesini dinleriz farkında olmadan. Ben farkındayım, Devlet Tiyatrosu sanatçısı eşi Mine Tüfekçioğlu'nun ağabeyi
oluyorum çünkü. Biliyorum o sesi.
Beri yandan Payidar, salt sesiyle değil, Devlet Tiyatrosu'nda oynadığı her oyunla 'olay' yaratan bir sanatçıdır. Mesela bu yıl gitti, Afife Jale Ödülleri'nde 'en iyi erkek oyuncu' seçildi. Seviniyor insan tabii, enişte ödül alınca. Bu, yeni bir şey değil. Tek kanallı TRT döneminde de tüm başrolleri o seslendirirdi. Yine ha bire ödül alırdı, o da ayrı. Yalnızca medyatik bir enişte olmadığı için, boş zamanlarını çok sevgili yeğenim Tılsım ve kardeşim Mine'yle geçirdiği için onu magazin programlarında pek göremiyorsunuz. Tanınmayan ama çok ünlü biridir yani, inanmayan 'Ekşi Sözlük'e baksın.
Şu sıra neleri seslendiriyorsun, hep evimizin içindeki bir sessin de tam bilemediğimden soruyorum...
Bir tek haberlere çıkmıyorum. Belki ona da çıkabilirim, bilmiyorum. Bütün kanallarda dublaj yapıyorum, bir şeyler konuşuyorum. Belgesel, dizi, film...
Eskiden dublaj yapan belli aktörler, belli aktörleri seslendirirdi, yine öyle bir şey var mı?
TRT döneminde Sylvester Stallone ve Bruce Willis'i hep ben seslendirdim. Şimdiyse siyah oyuncuları genelde ben konuşuyorum. Samuel L. Jackson, Morgan Freeman gibi. Karakter rolleri yani, arada Clint Eastwood da var. O kadar çok konuşuyorum ki, ben de unuttum kimler olduğunu. Eve gittiğimde hiç konuşmak istemiyorum.
Dublaj yapan sanatçının sahne performansı düşük olur derler...
Oyuncu kökenli dublaj sanatçısı için öyle bir şey olamaz. O performansla sahnedeki çok farklı. Biz orada adamın nasıl oynadığına bakıp onu taklit ediyoruz, sanat yapmıyoruz. Bu oyunda 2 saat 15 dakika hem konuşup hem de oynuyorum. Ama ayakta durmak için vitaminler filan alıyorum tabii.
En keyif aldığın seslendirme ne?
Belgeseller. Doğa ve hayvanlar üstüne olanları çok seviyorum, aydınlanıp öğreniyorum. Dünyayı nasıl kirlettiğimizle ilgili belgesel var örneğin, oradan öğrendim, okyanuslara yılda 80 bin ton pislik bırakıyormuşuz.
Afife Jale Ödülü aldın. Bu ödüllerin sanatçıya nasıl katkısı oluyor, sevindirmenin dışında?
Maddi anlamda hiçbir katkısı yok. Manevi anlamda emeğinin birileri tarafından dikkate değer görülmesi, saygıyla karşılanması, bunun karşılığı
olarak sana verilen bir şey. Özellikle bu oyunda, ekibin katkısı büyük tabii. Zaten Özgür Yalın da 'en iyi yönetmen' ödülünü aldı. Biz beraber başladık, Özgür Yalın'ın bana önerdiği bir oyun bu. Gerçekten de bir oyuncunun oynaması gerektiğini düşündüğüm, çok varyasyonlu, çok değişken bir oyun.
Ödüller kazandın, bunca seslendirme yaptın ama ünlü değilsin, bu seni rahatsız ediyor mu?
Bulunduğum yerden çok memnunum. Zaten yapı olarak öyle tanınayım diye bir derdim yok. Huzurlu ve sakinim. Kırgınlıklarım var tabii ki. Bu oyuna başladık, 70 oyun oynadık, Radikal, Posta ve Evrensel dışında hiçbir şekilde, hiçbir yerde haber olarak çıkmadı. Sonra ödül meselesi dolayısıyla televizyon kanalları geldi. Daha önce neredeydiniz? Ödül aldıktan sonra mı değerli oluyoruz? Bu çok konuştuğumuz bir şey; bu ülkede bir kültür mafyası, klanlaşmış bir yapı olduğuna inanıyorum. 'Oyunu seyredelim ama haber yapamayız çünkü bu adamlar popüler değil' gibi bir durum yaşıyorlar diye düşünüyorum. Yalnız ben değil, bir sürü sanatçı böyle düşünüyor.
'Bay X hepimizin içindeki biri'
Oyun neyi anlatıyor?
O kadar çok şeyi anlatıyor ki. Bay X'in kendiyle ve toplumla çelişmesi, bu yüzden kendini yeraltına kapatması. İçine işleyen doyurulmamış isteklerden garip bir haz alan, hatta bazen hiç haz almayan bir adam. Bazen kendinden bile nefret eden, bazen de insanlarla beraberlikten çok mutsuz olup kendi dünyasına dönen biri. Hepimizin içindeki biri Bay X.
Benzer tarafların var mıdır?
Empati kurduğum yerler var. Beni, beynimi, vücudumu ve kalbimi yoran bir oyun bu aynı zamanda. Kendi içimden de bir şeyler tabii ki var. Sadece cinsiyet olarak değil, bir kadının da, erkeğin de o karakterde bulacağı şeyler var. Romanda adı yok adamın. Adam diyoruz, belki kadındır. Dostoyevski'nin eseri. Zaten Freud'un kaynak romanlarından. İnsan psikolojisinin temelini oluşturan kitaplardan biri.
HIZIR TÜZEL / RADİKAL

Konu: iletişim
ben sayın payidar beye görüşlerimi anlatmak istiyorum.ona ulaşabilmem için wep adresi e postası varmı acaba selamlar
Bağlantı »
Konu: payidar
payidar beyin sesi etkiliyici.kendisinin hayranıyım onun seslendirdiği filmler başka bir güzel.selamlar
Bağlantı »
Konu: Yusuf Miroğlu'nnu sesi
Tam bir karizma erkek diyorum bu sesi duyunca.
Bağlantı »