« Önceki | Sonraki »

3/2/2007

Köksal Engür


 

Köksal Engür

1956-1957 yıllarında Ankara Radyosu Çocuk Saati ile başlayan tiyatro macerası, Ankara Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Tiyatro Kürsüsü’nden 1969 yılındaki mezuniyeti ile devam etti. Ankara Halkevi, Sahne 9, Deneme Sahnesi, Çağdaş Sahne, Hodri Meydan, Dormen Tiyatrosu, Ali Poyrazoğlu Tiyatrosu, Küçük Sahne gibi özel tiyatroların yanı sıra Bakırköy Belediye Tiyatrosu ve Devlet Opera ve Balesi yapımlarında rol aldı. Çeşitli televizyon ve sinema çalışmalarının yanısıra, seslendirme de yapmaktadır.

Rol aldığı bazı oyunlar: Yağmurcu, Çürük Elma, Pir Sultan Abdal (Sahne 9); Yusuf ile Menofis (Çağdaş Sahne); Uzaktan Piyano Sesleri (Ali Poyrazoğlu Tiyatrosu); Midas’ın Kulakları (İstanbul Devlet Opera ve Balesi); Allahaısmarladık Cumhuriyet (Sadri Alışık Tiyatrosu); Martı (Kent Oyuncuları); Alacaklılar, Molly S, Sevilmek, Bay Knepp, Tek Kişilik Şehir (Aksanat Prodüksiyon Tiyatrosu), Ne Kadınlar Sevdim (Tiyatro Çisenti)

 

ADEM DURSUN SÖYLEŞİLERİ

 

Sadece usta oyunculuğuyla değil,

ustalıkla kullandığı, kendine has sesiyle de

seyredeni etkileyen oyuncu

 KÖKSAL ENGÜR...

 

 2006'nın Kasım'ında Berlin'de yapılan 11. Diyalog Tiyatro Festivali kapsamında Berlin'e Türkiye'den gelen Aksanat Prodüksiyon Tiyatrosu, Amerika'nın ünlü yazarı Davit Mamet'in tiyatro dünyasında sivrildiği oyunlardan biri olan "Ördek Muhabbetleri" adlı oyunu Berlin seyircisine iki akşam sergiledi. Işıl Kasapoğlu'nun yönettiği, Cüneyt Türel ve Köksal Engür'ün oynadıkları, David Mamet'in 1972'de yazdığı bu oyunda, parktaki bankta oturan Emil ve Georg adlı iki yaşlı ihtiyarın sohbeti anlatılıyor. İki ihtiyar, ördeklerin alışkanlıklarından yola çıktıkları sohbetleri ilerledikçe daldan dala atlıyorlar. Kendi yaşamlarından başkalarının alışkanlıklarına, oradan hayatın cilvelerine uzanırken, parktaki yaban yaşamının insan yaşamıyla benzerlikleri yavaş yavaş belirginleşerek devam ediyor. Sanki önemsiz konulardan söz edermiş gibi ilerleyen sohbet, aslında yaşama dair birçok önemli konuyu ele alıyor.

Akbank Sanat Prodüksiyon Tiyatrosu, David Mamet'in Ördek Muhabbetleri oyunu ile, Türkiye'de daha önce hiç oynanmamış bir oyunu sahneleme geleneğini sürdürmeye devam ediyor.

İki usta oyuncudan Cüneyt Türel'i daha önce 'Fernando Krapp Bana Mektup Yazmış' oyununda seyretmiş, oyundan sonra da kendisiyle söyleşi yapma şansına erişmiştim. Her iki ustayı da 'Ördek Muhabbetleri' oyununda zevk alarak seyrettim. Oyunun ikinci akşamı ise, oyundan önce Köksal Engür'le, oyun oynanırken de oyunun yönetmeni Işıl Kasapoğlu ile  sohbet edebildim.

Köksal Engür, sadece sahnedeki usta oyunculuğuyla değil; ustalıkla kullandığı, kendine has sesiyle de seyredeni etkileyen bir oyuncu. Televizyon çalışmalarından 'Zerda'daki 'Sıddık' rolünde de çok başarılıydı. Çeşitli televizyon ve sinema çalışmalarının yanı sıra seslendirme de yapan Köksal Engür, Robert de Niro, Al Pacino, Dustin Hoffmann, Robin Williams ve Jack Lemmon gibi birçok ünlü sinema oyuncularını seslendiriyor.

Kendisiyle Ballhaus'un kulisinde yapmış olduğum söyleşim:

 

 Tiyatro maceram on yaşında başladı...

1946 Kars doğumluyum. Tiyatro maceram 1956 yılında, on yaşlarında iken, Ankara Radyosu Çocuk Saati ile başladı. Aynı sezon Kızılay Cemiyeti, Ankara'da bir Kızılay Gençlik Tiyatrosu kurmuş ve çocuk oyunları oynama kararı almıştı. Okullardan da bu çocuk oyunlarında oynatmak için çocuklar arıyorlardı. 1956-57 yıllarında iki sene o çocuk oyunlarında oynadım.

 

 Büyüdüğüm çevre...

Ailemde sanatçı diyebileceğim kimseler yoktu. Fakat dayılarım aile içinde şiirler okur, taklitler yaparlardı. Rahmetli büyük ağabeyim benden önce Ankara Radyosu Çocuk Saati'ne başlamıştı. Ancak ona izin vermedikleri için tiyatroyla uğraşamadı. Ankara Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Tiyatro Bölümü'ne girmeden önce, lise eğitimim sırasında çeşitli amatör tiyatro gruplarında tiyatro çalışmalarım oldu. Turnelerde bulundum. Tiyatro kursları ve konservetuvara giriş çalışmalarım oldu. Ankara Halkevi'ndeki tiyatro kurslarına gittim.

 

 İlk sahne tozu...

İlk sahne tozunu yutmaya başladığım oyun çocuk oyunu olan "Heidi" idi. 11 yaşında idim. O zaman Alev Sezer ve Sema Aybars ile beraber oynamıştım. İlk profesyonel oynadığım oyun Ankara Halkevi'nde iken Meydan Sahnesi'nde yine bir çocuk oyunuydu.

 ve Ankara Dil Tarih-Coğrafya Fakültesi Tiyatro Bölümü...

1965 yılında girdiğim Ankara Dil Tarih-Coğrafya Fakültesi Tiyatro Bölümü'nden 1969'da mezun oldum. Bu bölümde okurken aynı dönemi paylaştığım Nurhan Karadağlı, Tekin Özerdem ve Mustafa Yavuz gibi oyuncu arkadaşlar vardı. Max Meinecke, Sevda Şener, Melahat Özgü ve Şerif Onaran... gibi değerli hocalarım oldu.

 

 Deneme Sahnesi ve Çağdaş Sahne...

1965 yılında katıldığım Ankara Deneme Sahnesi'nde 1972 yılına kadar çalıştım. Daha sonra ise 1975 yılında Çağdaş Sahne'ye geçtim. Yağmurcu, Çürük Elma, Pir Sultan Abdal (Sahne 9), Yusuf ile Menofis (Çağdaş Sahne) gibi oyunlarda oynadım. Bankaların isteği üzerine birçok cocuk tiyatrosu yaptım.

 

 Ankara'dan İstanbul'a geliş...

Ankara'dan İstanbul'a gelerek Hodri Meydan, Dormen, Ali Poyrazoğlu, Küçük Sahne gibi özel tiyatrolarda çalıştım. Bunların yanı sıra Bakırköy Belediye Tiyatrosu ve Devlet Opera ve Balesi yapımlarında oynadım. Ayrıca Nedim Saban, Kenterler ve Haluk Bilginer gibi Türk tiyatrosunun değerli isimleriyle de çalışmalarım oldu. Son çalışmalarım arasında Uzaktan Piyano Sesleri (Ali Poyrazoğlu), Tartuffe, Midas'ın Kulakları (İstanbul Devlet Opera ve Balesi), Allahaısmarladık Cumhuriyet (Sadri Alışık Tiyatrosu), Martı (Kent Oyuncuları), Ne Kadınlar Sevdim (Tiyatro Çisenti)... gibi oyunlar var.

 

 Akbank Sanat Prodüksiyon Tiyatrosu...

 

1998 yılında Akbank Sanat Prodüksiyon Tiyatrosu'na Strindberg'in 'Alacaklılar' adlı oyunla başladım. Daha sonra ise sırasıyla 1999'da Görmeye Değer, 2000'de Sevilmek, 2001'de Knepp, 2002'de ise Tek Kişil Şehir adlı oyunlarında Tilbe Saran, Cüneyt Türel, Güler Ökten ve Yavuz Pekman gibi Türk tiyatrosunun değerli oyuncularıyla oynadım. 

 

 Televizyon ve dizi çalışmalarım...

 

Ben zaten radyo çalışmalarının içinde idim. Televizyon Kurumu da kurulunca radyo çalışmalarıma televizyon çalışmaları da eklenmiş oldu. TRT'de özellikle çocuk oyunları çalışmaları yaptım. Örneğin 1970'lerin başlarında Levent Kırca ile beraber Oyun Treni'ni hazırladık. Bir ara yurtdışına çıktım. Döndükten sonra da seslendirme çalışmalarım oldu. Televizyon dizi çalışmalarım pek fazla olmadı. Karanlıkta Koşanlar (2001) adlı bir polisiye dizisi ve Zerda (2002) adlı dizide oynadım. Şimdilerde de Sağır Oda'da (2006) oynuyorum.

 

 Televizyon dizileri üzerine...

 

Televizyon dizilerine reytingçilerin değerlendirdiği gibi "Halk bunları istiyor, onun için yapıyoruz" düşüncesinde değilim ben!.. Bana göre diziler dahil, televizyonda seyrettiğimiz ne varsa hepsi televizyon kanallarının sahiplerinin beğenisidir. Tamamıyla ticari maksatla yapılan yapımlardır. Zaten hepsi de özeldir. Bana göre 24 saatlik yapılan yayınların hepsi "kaos"tur!..

Hiçbir şey yok!.. Boşluk ve komedi. Komedi zaten haberlerle başlıyor. Bu sadece televizyonun, basının veya gazetelerin suçu değil; bu bir siyasi görüştür!..Böyle isteniyor...

Sadece sanatsal olaylara değil, sosyal birtakım olaylara da ilgi azaldı Türkiye'de!.. Sinemaya ilgi fazla deniliyor... hayır!.. sinema seyircimiz de az. Sinemaya bir televizyon şov programı veya Hollywood sistemi gibi film çekiyorsanız ona seyirci gidiyor.

 

 Son film çalışmalarım...

 

2004 yılında oynamış olduğum, 2005 yılında 16. Antalya Altın Portakal Film Şenliği'nde En İyi Senaryo Ödülü'nü kazanmış olan Korkuyorum Anne filmi. Bu filmde En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu Ödülü aldım... (Bu film 2007'de 39. SİYAD (Sinema Yazarları Derneği) En İyi Senaryo Ödülü'nü aldı(Adem Dursun)). Yönetmeni Reha Erdem. Bir de yine Reha Erdem'in yönettiği Beş Vakit (2006) adlı film ( 2007 SİYAD Yılın Filmi Ödülü (Adem Dursun) ). Bunların dışında Dolunay (2005), Dayı (2004), Kadirşinas (2004) ve Yıldızların Altında (2002), Vizontele (2001), Sevgilim İstanbul (1999), Dış Kapının Mandalları (1998), Keşanlı Ali Destanı (1988)... gibi filmler.

 

 Son oyunum Ördek Muhabbetleri...

 

David Mamet'i n çok hoş bir dili var. Diliyle beraber insanları ele alışını takdir ediyorum. Oyun ördeklerin hayatını anlatırken, aslında ördekleri bahane ederek insanı anlatıyor.

 

 Ödüllerim...

1999'da oynadığım Molly S.'in Görmeye Değer oyunundaki rolümle Afife Jale En İyi Erkek Oyuncu Ödülü'nü ve 2002'de Behiç Ak'ın Tek Kişilik Şehir oyunuyla Afife Jale En İyi Müzikal-Komedi Erkek Oyuncu Ödülü'ne layık görüldüm.

ADEM DURSUN / MERHABA / BERLİN    

adem-dursun@versanet.de

 

  

 

 




Köksal Engür  /   Küçük Bir Öykü




Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!

3 yorum yazılmıştır

  1. Yazan: ahmet | Tarih: 2008-04-21 16:54:49
    Konu: köksal engür
    biliyor musunuz süngerbob da sukuitbortu köksal engür seslendiriyor.

    Bağlantı »

  2. Yazan: isimsiz | Tarih: 2007-11-04 22:38:56
    Konu: Dudaktan kalbe hakkinda
    Koksal Enguru yurekten kutluyorum. Cok fazla televizyon kanali olmasindan ben de sikayetci olsam da, koksal engur gibi bir cevherin ses tonu tanidik olsa da kendisini nadiren takip ettigim dizilerden once Zerda da sonra Dudaktan Kalbe dizisinde fark ettim.Tek kelime ile mukemmel bir oyuncu ... Umarim Ankara ya yolu duser ve tiyatrosu sahnelenirse mutlaka izlemek isterim.

    Bağlantı »

  3. Yazan: isimsiz | Tarih: 2007-03-27 09:41:23
    Konu: KUMARBAZIN SEÇİMİ
    harika bir oyundu, başta bartu küçükçağlayanın olmak üzere herkes muhteşemdi.
    köksal engür, okan yalabık, cüneyt türel, engin hepileri, bülent şakrak ve bartu küçükçağlayan...
    yaş sınırı vardı oyunda çünkü çok argo konuşuluordu, fakat çokda eğlenceliydi.
    CKM de oynanan dünkü oyun sonunda kısa bir röportaj yaptığım engin hepileri'ye burdan tekrar teşekkürlermi sunar tüm oyuncuların başarılarının devamını dilerim..
    Tuğba

    Bağlantı »

Add to Technorati Favorites
eXTReMe Tracker
Blogcu ile yapıldı
Web Site Hit Counters
Price Line