23/11/2006
Jeyan Mahfi Ayral Tözüm
O ses..
Gözleri sanki bir ışıltı yağmuruydu konuşurken.Bakışları kadife gibi yumuşak, sevgi dolu !
Sedef tozuna bulanmışcasına parlak ve durgun bir gün sonuydu.
O ses..tül mavisi bir ışık düşüverdi ayna kırıklarına.Beni çevreleyen bu halenin dışına çıkmak istemiyordum.Birden yağmur ıslağına benzer bir ürperti geçti içimden.Uçsuz bucaksız melodramlardan, geceye taşan, geceyi saran yeislere doğru sürüklendiğimi ayrımsadım.
O ses..etkileyici, neş'eli, yumuşak, cilveli, dişi, kızgın, iyi kalpli.O ses, Jeyan Mahfi Ayral'ın alıp götüren, içe işleyen sesi.
Duvarlarda senelere meydan okuyan fotoğraflar.
Filiz Akın, Belgin Doruk, Hülya Koçyiğit, Esen Püsküllü, Semra Sar, Mine Mutlu, Necla Nazır'ı biraz da onun sesiyle tanıyıp sevmedik mi ? Işıksız, loş stüdyolarda geçen çok uzun çalışma saatleri.Her oyuncuyu bambaşka ve ona yakışan bir renk ve üslupla seslendirmişti yıllar yılı.
" Neriman Köksal dışında, Türk Sineması'nın hemen tüm kadın yıldızlarına sesimi verdim.Zor ve nankör bir iştir dublaj, haklısınız efendim.Hülya ne güzel gülüyor, derdi izleyici.Jenerikte adımız bile geçmez, sesimiz perdedeki oyuncuya mal edilirdi hemen."
Adalet Cimcoz'un başına gelmiş sanırım benzeri olaylar.Altmışların sonunda ismini vermeden bir reklam programı yapmış radyoda.Birkaç gün geçmiş, geçmemiş, " Türkan hanım" diye başlayan mektuplar gelmeye başlamış kendisine.İşin ilginç yanı, Cimcoz'un kimliğini açıklaması da inandırmamış dinleyenleri. " Özellikle adınızı saklıyorsunuz siz Türkan Şoray'sınız.." diye yazmaya devam etmişler.Hele bir dönem Reşit Gürzap'ın sesini duyanlar ; " Ayhan Işık gelmiş !" diye etrafını sararlarmış.
“ Hep böyle olmuştur, bilir misiniz ? Sesimiz ile filmin başrol oyuncusu özdeşleştirilir adeta.Dile kolay yirmi sene konuştum Hülya’yı.Emel Sayın’ı da.Sanırım Nevzat Pesen’in bir filmiydi.Fatma Girik ödül kazanmıştı.
“ Pesen ile bir karşılaşmamızda, hiç unutmam şöyle demiştim ;’Film oynarken bir an düğmeyi çevirin ses gitsin..bakalım aynı tesiri sağlayacak mı ? Bu nedenle, kazanılan o Altın Portal’ın yarısı da benimdir.Bana aittir.’.Bir an yüzüme bakıp, ‘ Yaa öyle, haklısınız galiba’ dediğini hatırlıyorum Nevzat Pesen’in.
“ Yoo, hayır seçim yapma imkanımız yoktu.Yani sadece filanca oyuncuyu seslendiririm, diğerini seslendirmem dememişimdir.”
Bildiğim kadarıyla önceleri bazı oyuncular filmlerini kendileri seslendirmek istemişlerse de sonuç pek başarılı olmamış.Ve bu iş tiyatro kökenli dublaj sanatçılarına bırakılmış.Yani yıldız oyuncular kamera karşısında, dublaj sanatçısıysa mikrofon karşısında oynamışlar hep.İnanıyorum ki filmi asıl yaşar kılan sizlerin sesleri, tonlamaları olmuş en çok…
“ Tamamen öyle, diyebilirim.Karanlık, havasız, daracık dublaj odalarında, dublaj rejisöründen, ses mühendisine, efektçisine kadar biz bir avuç sanatçının ortak çabasıyla hayat bulurdu o filmler.”
“Ağlayan Melek” filminde hem Oya Peri, hem Türkan hanımı siz seslendirmiştiniz.Üstelik her ikisinin karşılıklı konuşma sahneleri de pek fazladır, diye hatırlıyorum..”
“ Evet..Sacide Keskin dublaj yönetmenimizdi o sıra.Tijen Par Oya’yı seslendirecek.Rum şivesiyle konuşması gerekiyor.Olmadı bir türlü.Tijen yapamayacağını söyleyince, Sacide Hanım bana dönerek “ Haydi, Jeyan’cığım iş başa düştü,’dedi.Ve ben hem Türkan’ı ve Rum şivesiyle de Tasula’yı canlandıran Oya Peri’yi konuştum..”
“ Beklenen Şarkı” da Zeki Müren kendi sesini kullanmakta ısrar edince, derler ki, Cahide Sonku özellikle tökezlesin, yüzüne gözüne bulaştırsın diye en zor sahneden başlamasını istemiş.Doğru mu ? “
“ Aynen öyle.Stüdyoya girdik.Dediğiniz gibi, hayli güç bir bölümü çekip eline tutuşturdular Zeki’nin.Bir solukta okudu.Sonuç mükemmeldi.”
“ Peki, “ Beklenen Şarkı” ya dönsek biraz..”
“ Cahide Hanım bir gün, ‘Zeki ile filme başlıyoruz.Kızı sen oynar mısın” diye sordu.Kabul ettim.’Beklenen Şarkı’, Zeki’nin ilk, benim son filmim oldu, dediğim gibi, daha önce de film çalışmaları yapmıştım.’Allahın Cenneti”, “ Gençlik Günahı’,’Efsuncu Baba’, ‘Seven Ne Yapmaz ? ‘ gibi.Evet, sinemaya devam edebilirdim, teklifler geliyordu peşi sıra ancak bir yanda tiyatro, ayrıca evlenmek üzereydim.Dahası, Istanbul dışı çekimlere bu yüzden gitmem imkansızdı.
“ Doğru, ‘ Beklenen Şarkı gerçek anlamda bir hadise olmuştu.Hani, kapılar,ç erçeveler kırıldı denir ya..Lale Sineması’nın izdihamdan kapıları parçalanmıştı bir anda.Gişe rekorları altüst olmuş ,film haftalarca gösterimde kalmıştı.”
“ Gerçekte o filmi Sonku’nun yönetmediği de idia edilir zaman zaman..”
” Şöyle cevaplayayım sizi, Orhan Arıburnu, SamiAyanoğlu ve Cahide Hanım bu filmi kısım kısım yönetmişlerdi.”
Gözleri bir ışıltı sağnağıydı konuşurken.O füsunlu ses, albümler dolusu fotoğraf, oyunlardan, filmlerden fotoğraflar.Şehir Tiyatrosu yılları.Arkası yarınlar, radyo tiyatroları.Sepya rengi bir tülün gölgelediği, yıldız tozanlarına bulanmış hatıralar.
Jeyan M.Ayral anlatıyordu.Gözleri, dedim ya, bir ışıltı sağnağıydı. Tarif edilemez bir güzellikti bu.
“Parisli Kız’ın ilk perdesinde Fransızca, ikinci perdesinde Türkçe, son perdesinde İngilizce konuşarak çıkmıştım seyirci karşısına.Her rolü severek canlandırdım, diyebilirim.Zaten sevmesen, benimsemesen o karakteri yaşar kılmazsın ki…Tabii,’’Eski Şarkı’’ da küçük bir roldü belki ama, oynadığım genç kız rolünü unutamadım hiç.Sahi, ‘Kral Lear’da Cordelya’yı oynamak isterdim, olmadı.Üç yıl kadar radyoda reklam spikerliği de yapmıştım…”
Tiyatroyu 1984 yılında ‘’Elif Ana’’ ile noktaladınız.
“Tam kırk dört sene tiyatro yaptım ben.Muhsin Bey babama ‘’Küçük bir kıza ihtiyacımız var’’ demiş.Babam elimden tutup götürmüştü beni.Beş yaşındaydım’’Peer Gynt’’ile sahneye ilk adım attığımda.’’Pamuk Prenses’’,’Çizmeli Kedi’’,’’Çalıkuşu’’,’’Annemi Hatırlıyorum’’,’’Yerma’’,’’Gecikenler’’,’’Ölü Kentin Nabzı’’,’’Kökler’’,’’Ana’’,’’Sacide’’,’’Vahşi Kız’’,’’Tehlikeli Dönemeç’’,’’Çıplakları Giydirmek’’,’’Halanın Mirası’’.
“ Dublajı sorarsanız on yaşında ‘’Mutlu Günler’’ adlı bir filmin seslendirmesiyle başladım bu işe…”
Türk Tiyatrosu’nun en büyük aktrislerinden bir olarak yıllar boyu önemli piyeslerde rol almış, ayakta saygıyla alkışlanmıştı Jayan M.Ayral.Sonra küsmüştü sanki.Kırılmıştı.Kuliste eski saygı, nezaketin azalması üzmüştü onu…Bir şeyler hızla değişiyordu sanki.Romantizm, güzel duygular rafa kaldırılmıştı.
“Bir bakıyorsunuz, genç arkadaşlar sahne gerisinde serserpe oturmuşlar, istiflerini bile bozmuyorlar bir büyükleri girdiğinde odaya.Sahnedesiniz bir an kulisten gelen sigara dumanlarına takılıyor gözünüz…Ya da oyun esnasında perde arkasında dolaşıp duran insaların ayak sesleri…Olmaz böyle şey takdir edersiniz, olmamalı.Yıllar yılı seslendirme yaptım ben,bir gün olsun ne provaya,ne oyuna geç kalmadım.Şimdi böyle mi, çekimim var, dublajım var diye ön şartlarlarla geliyorlar, tiyatroya ihanet bu.
“Şimdi hatırladım’’Besleme’’yi oynuyoruz.Rol gereği kızıp Nilgün Özhan’nın saç örgüsünü kesiyorum…Ön sıralardan ‘’Allah cezanı versin inşallah’’diye bir ses yükseldi…Anladım ki rolümü çok başarıyla canlandırmışım…
“TV dizilerinde rol aldım dediğiniz gibi.’’Bizim Aile’’, ardından ‘’Şehnaz Tango’’,‘’Gurbetçiler’’.
Akşam iniyordu usulca.Günün minesi soldu solacak.Fotoğraflar uçuşuyordu.Alkışlarla dolu yıllar.Plaketler.
’’Hepiniz uzaklarda kaldınız,dalları yaprağı dökülmüş bir ağaç gibiyim burada…Çürümeye,unutuluşa terk edilmiş’’.
Bu boğuk,genizden gelen ses Cahide Hanım’ın olmalıydı.Düşle gerçek arasında med cezir manzaralarım artmıştı yine.Gözyaşlarımın tuzlu ıslaklığını hissettim ağzımda.
Birazdan alacakaranlık…Birazdan gece.Birazdan yalnızlık ve hüzün çığlığı anılar.
“Bakın ne anlatacağım size, çok acıdır bu olay ve ne yazık ki yaşanmıştır.Gerçektir.1975 yılında Muhsin Ertuğrul,Vasfi Rıza,Bedia Muvahit,babam Necdet Mahfi Ayral, Mehdi Yeşildeniz,Şaziye Moral,Celal Bakır, İbrahim Delideniz,Şehir Tiyatrolarından emekliye ayrılmışlardı.Ancak o tarihe kadar Şehir Tiyatrosu sanatçıları işçi statüsünde gördüklerinden ve beden işçisi değil, fakir işçisi olarak tanımlandıklarından kıdem tazminatına hak kazanamadı hiçbiri…”
Beyaz perdede, sahnede sesiyle, üstün oyun gücüyle aşkları varkılmış, onlara yön çizip, anlam yüklemiş, ağlatmış, güldürmüştü bizleri.Ödenemez gönül borçlarımız vardı Jeyan M.Ayral’a.Televizyon kanallarında gösterilen eski Türk Filmleri’nde hep o ses…O’nun sesi.
Yıldızlı bir yaz gecesi, içli bir keman nağmesi…Ve o kendiliğinden yankılı pürüzsüz ses…O kusursuz Türkçe.
Televole hayatların inişli çıkışlı temposunda adlarının önüne’’sanatçı’’sözcüğünü teğellemekte sakınca görmeyen, göremeyen yapay, sığ, çokça şizoid ve defolu ‘’popüler ikon’’lardan biri değildi O.Gerçek bir aktris.Gerçek bir dublaj sanatçısı…Ve isminin anlamı gibi ‘’kükreyen’’ bir güzellik ve anılarımıza sızmış bir simgedir Jeyan M.Ayral.
Tiyatronun kuma yazılmış bir yazı olmadığını anlıyorum artık.Jeyan M. Ayral’ın bize yansıttığı onca güzellik,yaşadığımız sürece hep bizimle kalmayacak mı?(‘’Sana gelen yollarda daima beni bekle/Benden evvel başkası seni görmesin.’’)
O şarkı düşlerimin dibinden içimi yırtarcasına akıyor akıyordu.O’’beklediğim şarkıydı’’Benim şarkımdı.
Ve puslu akşam alacasında bir adam, eski bir şarkıda yitirdiği filmi bulmuştu,bulmuştu evet…Sonu ne olursa olsun yürüdü o filme doğru.
Jeyan M.Ayral, Bedia Muvahit, Cahide Sonku, Zeki Müren, Abdurrahman Palay, Melahat İçli’ye doğru yürüdü.Yüzünden heyecan kıpırtıları…Gecenin yesilerine doğru sürükleniyor,o şarkının peşinden gidiyordu.Bu onun en güzel yolculuğuydu.
(Gözlerinin içine başka hayal girmesin/Bana ait çizgiler dikkat et silinmesin…’’)
O ses.
Gizli gücüyle çarpan, akıntısına çeken o ses. Jeyan M.Ayral’ın sesi.
Pınar Çekirge / Turuncu
Beyaz perdenin sesi
Türkan Şoray, Hülya Koçyiğit, Filiz Akın, Gülşen Bubikoğlu ve Emel Sayın gibi Türk sinemasının birçok ünlü isminin 'sesi' olan Jeyan Mahfi Tözüm vefasızlıktan şikayetçi. Tözüm, "Bana bir teşekkürü bile çok gördüler" diyor.
ŞAMİL KUCUR - İSTANBUL Babasının kolundan tutarak 5 yaşında tiyatroya başlayan sanatçı çoğu başrol olmak üzere 200'e yakın oyunda rol almış. Sesiyle beyaz perdeden hiç eksik olmayan Jeyan Tözüm bir taraftan da 'Bizim Aile', 'Gurbetçiler', 'Şehnaz Tango', 'Melek', 'Ekmek Teknesi' ve 'Aşk Olsun' gibi tv dizilerinde de oynamış. Jeyan Mahfi şu an ise 'Sahra' adlı dizide rol alıyor. Bir teşekkürü bile çok gördüler 4 bine yakın filmde seslendirme yapan Jeyan Mahfi, seslendirdiği ünlülerin vefasızlığından şikayet ederek, 'Bana bir teşekkür bile etmediler' diyor. Seslendirmede Adalet Cimcoz ve Nevin Akkaya'dan sonra kendisinin geldiğini gururla anlatan Jeyan Mahfi, "Yeşilçam'ın yıldızları Belgin Doruk, Türkan Şoray, Hülya Koçyiğit, Filiz Akın, Necla Nazır, Gülşen Bubikoğlu ve Emel Sayın'ın filimlerini seyredenler aslında onların değil benim sesimi dinlediler. Hülya Koçyiğit'i 20 sene konuştum. Emel Sayın'ı bütün filmlerinde ben seslendirdim ama hiç kimse bana teşekkür etmedi. Genç kuşaktan bir tek, Aşkın Nur Yengi bana teşekkürlerini iletti. Diğerlerine kırgınım. Artık dizilerde herkes kendi sesiyle konuşuyor" diye konuşuyor. Cahide şöhretin bedelini ağır ödedi Cahide Sonku'nun, Türk sinemasına büyük emekler vermiş iyi bir oyuncu olduğunu vurgulayan Jeyan Mahfi, Sonku'nun ulaştığı şöhretin bedelini ise çok acı şekilde ödediğini söylüyor. Sonku ile pek çok filmde çalışan Jeyan Mahfi şöyle konuşuyor: "Zerafeti, güzelliği, güçlü oyun kabiliyeti yanında; hırsı, inadı ve pervasızlığıyla ünlü olan Cahide Sonku'yu Muhsin Ertuğrul keşfetti. Kameraların karşısında gösterdiği başarı Sonku'yu zirveye taşıdı. Ne yazık ki üne kavuştuktan sonra şöhretinin bedelini hayatıyla ödedi. Figüranlıktan zirveye ulaşan Cahide Sonku, bastığı yerlere halı serilen tiyatro ve sinema dünyamızın en ünlü ismi idi. Fakat, yaşadığı ailevi problemler sonrasında, alkolle tanışması onun sonunu getirdi." Muhsin Ertuğrul Atatürk'ü bile beklememiş "Babam anlatmıştı. Atatürk'ün iştirak ederek izleyeceği bir oyun için tüm hazırlıklar yapılmış. Ancak saatilerlemesine rağmen Atatürk gelmemiş. Muhsin Ertuğrul, Atatürk de olsa sanat için prensiplerinden vazgeçmeyen biri olduğundan tam vaktinde oyunu başlatmış. On dakika sonra Atatürk ve etrafındakiler salona girince oyun durmuş. Oyundan sonra Atatürk babamın yanında Muhsin Beye, 'Beni bile beklemeden oyuna başladınız. Ama ben geldiğim zaman oyun durdu' diyerek tebrik etmiş." Zeki Müren çok utangaçtı "Zeki Müren'in ilk filmi 'Beklenen Şarkı'daki 'genç sevgili' rolünü ben oynadım. Yeni yeni ünlenmeye başlayan Zeki Müren, sonraki yılların aksine son derece muhafazakar ve utangaç bir delikanlı idi. Yıllar sonra Cahide Sonku ile paylaştığımız o filmin çekildiği günlerdeki Zeki Müren ile sonraki Zeki Müren'i karşılaştırdığımda, onu çok fazla rahat ve açılmış bir adam olarak gördüm. Bu gariplik ve tezata şaşırmamak mümkün değil. Açıldı hem de çok fazla açıldı." Teşekkürler Jeyan Abla Sema DENKER/MAGAZİN SERVİSİ Yeşilçam'da 1960'lı yıllarda çekilen salon filmlerinde, Belgin Doruk, Türkan Şoray, Hülya Koçyiğit, Neriman Köksal ve Filiz Akın gibi dönemin en ünlü yıldızlarına sesiyle hayat veren ünlü dublaj sanatçısı Jeyan Mahfi Ayral, sekiz yıl aradan sonra ‘‘Ömerçip’’ filminde rol alan Aşkın Nur Yengi'yi seslendirdi. Birçok ünlü stara kırgın olduğunu dile getiren Ayral'ın gönlünü Aşkın Nur Yengi aldı. ‘‘Bana kimse teşekkür bile etmedi’’ diyen Ayral'la bir araya gelen Aşkın Nur Yengi, ‘‘Size milyonların önünde teşekkür ediyorum’’ dedi. Ayral, Aşkın Nur Yengi'yi seslendirmekten çok mutlu olduğunu olduğunu belirterek şunları söyledi:
Sinema sanatçısı merhum Necdet Mahfi Ayral'ın kızı, oyuncu ve dublör Jeyan Mahfi Tözüm, Yeşilçam yıllarını anlattı. 50 yıldır sanatçılık yapan ve İstanbul Belediyesi Şehir Tiyatrosu'ndan emekli olan Jeyan Mahfi Tözüm, Türk sinemasındaki yıldızların neredeyse tümünü seslendirmiş. Belgin Doruk, Türkan Şoray, Hülya Koçyiğit, Filiz Akın, Necla Nazır, Gülşen Bubikoğlu ve Emel Sayın Tözüm'ün seslendirdiği sanatçılardan bazıları.
![]()

‘‘Sekiz yıl önce Ahu Tuğba'yı seslendirmiştim. Yıllar sonra böyle bir filmde Aşkın'ı seslendirmek tabii ki beni çok mutlu etti. Çünkü bildiğim bir inasan. Sanatını takdir ettiğim, şarkılarını çok sevdiğim biri Aşkın. Seslendirirken oyununa baktım, çok başarılı buldum. Gayet rahat olduğunu ve iyi bir oyun sergilediğini gördüm. O yüzden seslendirirken çok rahat konuştum...’’

Konu: Vefasızlık
Tanrı gecinden versin ,ölümünden sonra kıymetini anlayacağımız bir çınar.
Kendisine saygıve sevgilerimi sunuyorum.
Bağlantı »
Konu: seslendirme
j.mahvi ayral ablamızın sesine o kadar hayranız ki filmlerde sesini duyduğumuzda ailece birbirimize bakarak ''işte o ses'' derdik.yalnız Türkan şoray,necla nazır,filiz akın,emel sayın,gülşen bubikoğlunu seslendirmemiştir sayın ayral birçok yabancı filme de sesini vermiştir.Superman filminde de sesini hatırlayacağiz.
onun sesini ve kendisini sanat hayatının hep içinde olmasini dileriz saygılarımla...
Bağlantı »