« Önceki | Sonraki »

24/11/2006

Adalet Cimcoz



Ünlü dublaj sanatçısı ve yazar Adalet Cimcoz 13 Mart 1970’te İstanbul’da öldü. 1910’da Çanakkale’de doğan Adalet Cimcoz, Almanya’da eğitim gördü. Ağabeyi Ferdi Tayfur’la birlikte dublaj yapmaya başlayan Cimcoz, Türk sinemasının önde gelen kadın oyuncularından Belgin Doruk, Türkan Şoray, Fatma Girik, Filiz Akın gibi birçok sanatçıyı uzun yıllar beyazperdede seslendirdi. Sanatçının 1951’de kurduğu ve yönettiği Maya Sanat Galerisi ise pek çok entelektüel ve sanatçının toplandığı, çağdaş sanatın gelişimine katkı sağlayan mekanlardan biri oldu. Yeditepe, Varlık, Yeni Ufuklar dergilerine şiir, öykü ve kitap tanıtımı yazıları da yazan Adalet Cimcoz B.Brecht, G.Büchner, B.Traven, F.Kafka, T.Dery gibi yazarları Türkçeye çevirdi. Ayrıca Kafka’nın sevgilisi Milena’ya yazdığı mektuplardan oluşan Milena’ya Mektuplar çevirisiyle 1962’de Türk Dil Kurumu Çeviri Ödülü’nü kazandı.

 

ADALET CİMCOZ’UN SESİ 

"Adalet'in sesi neydi? Susup susmadığını, yok olup olmadığını ancak ne olduğunu kavramakla kestirebiliriz. Evet, çok yönlü bir sesi vardı Adalet Cimcoz'un. Türkân Şoray'ı da, Hülya Koçyiğit'i de, Belgin Doruk'u da dile getirirdi o. Radyoda sabundan, diş macunundan ya da kılık kıyafetten söz etti miydi bir "şey' söylerdi hepimize. Kulağımızı diker, sesi bir yandan zevkimizi okşarken, öte yandan da sözü söz ve öz olarak çın çın dolaşırdı beynimizin kıvrımlarında, incecik bir gonk gibi bir oraya, bir buraya vurur, bir kıpırtı, bir canlılık uyandırırdı kafamızda. Vurucu, kışkırtıcı bir uyarıcılığı vardı Adalet'in. Sizi gördü mü, bir bakışta sarıverir tepeden tırnağa görüntünüzü, şişmanladınız mı, zayıfladınız mı, elbiseniz yakıştı mı, yakışmadı mı, keyifli misiniz, keyifsiz mi, hemen anlar, hemen de dile getirirdi düşündüğünü; ufacık bir taş atardı size." (Azra Erhat, "Adalet'in Sesi," Yeni Ufuklar, Mayıs 1970)

(İstanbul Life Dergisinin Nisan sayısında yayınlanmıştır.)


 

 

Adalet Cimcoz / Bir Yaşamöyküsü Denemesi


  Mine Söğüt
Yapı Kredi Yayınları

Onu, kah Türkan Şoray'ın, kah Filiz Akın'ın sesi olarak tanıdık. Buğuluydu, özeldi. 'Dublaj kraliçesi' olarak anıldı. Lorel-Hardy'ye sesiyle hayat veren Ferdi Tayfur'un kız kardeşiydi. Oyuncu değildi, ama sesiyle canlandırmıştı beyazperdenin ünlülerini. Türkiye'nin beş yıl boyunca yaşamayı başarmış ilk özel galerisinin, Maya'nın kurucusu ve sahibesiydi. Dönemin tüm sanatçılarının yakın dostuydu. Sanatçı değildi ama bir dönem plastik sanatlar onunla anıldı.

Kafka'nın Milena'ya Mektuplar'ını dilimize çevirdi, en iyi çevirmen ödülü aldı. Brecht'in Sezuan'ın İyi İnsanı onun sözcükleriyle sahnede hayat buldu. Yazar değildi ama çevirilerindeki Türkçe, okuyanı büyülüyordu. Türkiye'nin ilk dedikodu yazarlarındandı. Hafta, Salon, Tasvir, Aydede, Tef gibi dergilerde sözünü sakınmayan yazılar yazdı. Kim, kimle, nerede, ne yaptıysa onun dilinden kaçmadı. Köşesinin adı 'Fitne Fücur'du.

60 yaşında kanserden öldü, ardında kalanlar savruldu, dağıldı. Mine Söğüt uzun bir yolculuk sonrası dağılmışlardan toplayabildiklerini bir araya getirdi ve dostlarının 'Ada' dediği Adalet Cimcoz'un yaşamöyküsü üzerine uzun bir 'deneme' yazdı.

(Arka Kapak)

Tesadüfen dublajcı

1910 Temmuzu'nda Çanakkale Kilitbahir'de doğan ve 1970 yılında kansere yenik düşerek hayata veda eten Adalet Cimcoz'u 'dublaj kraliçeliği'ne taşıyan hoş bir raslantıdır.1931 yılında ağabeyi ünlü seslendirmen Ferdi Tayfur eşi Melek, İpek Film Stüdyosu'nda dublaj sanatçılığı yapmaktadır. Melek'in hastalandığı bir gün Ferdi hemen kardeşine koşar. Cimcoz tesadüfen girdiği dublaj âleminde kısa sürede efsane bir ses olur. Türkan Şoray, Filiz Akın, Belgin Doruk, Sezer Sezin hep onun sesiyle hafızalarda yer ederler...

('Gizemli ses'in izini sürdü, Göksan Göktaş, Radikal,15.08.2000)

...

İşte Ada böyle tuhaf bir kadındı. Ben onun hayatını yazmaya soyunmadan önce kendisini hiç ama hiç tanımazdım. Sadece eski Türk filmlerinden, o iç gıcıklayan tuhaf sesini bilirdim. Hiç düşünmemiştim ama düşünsem 'güzel aktrislerin ardına gizlenen bu tuhaf sesin sahibi güzel bir kadın olmalı' derdim. Aslında güzel olmadığını bilmezdim. Lorel Hardy'yi seslendiren Ferdi Tayfur'un kızkardeşi olduğundan da habersizdim. Türkiye'nin ilk sanat galerisini kim açtı; Türkiye'nin ilk dedikodu yazarı kim deseniz Fitne Fücur, nam-ı diğer Adalet Cimcoz diye cevap veremezdim. Kafka'nın Milena'ya yazdığı o müthiş aşk şiirlerini ilk kez onun Türkçe'ye çevirdiğinden bihaberdim.

...

Sanatçı değildi... Ama sanatı ve sanatçıları çok sevdi... Resim yapmadı, seramikle uğraşmadı ama Türkiye'nin ilk sanat galerisini açtı. Hikaye öykü yazmadı ama Almanca 'dan unutulmaz çeviriler yaptı. Gazeteciliğe soyunmadı ancak Fitne Fücur imzasıyla yıllarca dedikodu yazıları yazdı, ününe ün kattı, çevresinde parıltılı bir hale yarattı. Kendini 'komik çirkin' olarak tanımlardı ama çirkinliğiyle barışık kalmayı başardı; hatta güzellik yarışmalarında Jüri üyeliği bile yaptı. Sahneye çıkmadı ama beyaz perdenin ardında oyunculara verdiği sesiyle binlerce karakteri yeniden canlandırdı. Cahide Sonku'yu sanki hep için için kıskandı...

 


Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!

0 yorum yazılmıştır

Add to Technorati Favorites
eXTReMe Tracker
Blogcu ile yapıldı
Web Site Hit Counters
Price Line